Daily Mail Gazetesi'nde yayınlanan bu fotoğraf bilim dünyasına Tanrı'nın Gözü olarak kaydedildi
Tanrı'nın gözü bizi izliyor. İngiliz Daily Mail Gazetesi'nde yayınlanan bu fotoğraf bilim dünyasına Tanrı'nın Gözü olarak kaydedildi. Dünyadan 700 ışık yılı uzaklıktaki nebula yeryüzünden mavi bir göz gibi görünüyor.
Bilim adamları Şili dağları üzerinde teleskopla çekilen bu fotoğrafa 'Tanrı'nın gözü' takma adını verdi. Ortadaki mavi yıldızın etrafındaki toz ve gaz tabakasının ortaya çıkardığı görüntü nefes kesiyor.
İlk olarak Alman astronom Karl Ludwig tarafından 1824 yılında kaydedilen göz, bir takım yıldızından oluşuyor. Amatö teleskoplar tarafından da görülebilen gözün son ve muhteşem ayrıntılı fotoğrafı, Avrupa Güney Gözlemevi La Silla tarafından kaydedildi
Çinliler, elektronik cihaz ve telefon klonlarından sonra, şimdi de UFO'ya benzeyen bir araç yaptılar.
Çin'de faaliyet gösteren bir havacılık firması, havada durabilen ve uzaktan kontrol edilebilen UFO (Unidentified Flying Object) görünümlü bir hava aracı geliştirdi. Xinhua ajansının bildirdiğine göre, 1,2 metre çapındaki insansız hava aracı, dikey kalkış ve iniş yapabiliyor, bin metre irtifaya kadar yükselip havada asılı durabiliyor.
Pervaneli bir motorla yol alan ve uzaktan kumandayla ya da önceden belirlenen bir rotada uçabilen araç, saatte 80 km hıza ulaşabiliyor. Havadan görüntüleme, jeolojik araştırma ve acil aydınlatma için tasarlanan hava aracını geliştirmek için 12 yıl sarf eden Harbin Smart Aerocraft Ltd şirketi, ilk prototip için 4,1 milyon Dolar tutarında harcama yaptı.
NASA'nın Mars Kaşifi, Kızıl Gezegen'in en büyük ayı Phobos'un iki şaşırtıcı görüntüsünü yakaladı.
Mars'ın yörüngesinde iki yıldır dolaşan NASA'nın Mars Yörünge Kaşifi (Mars Reconnaissance Orbiter-MRO), Kızıl Gezegen'in en büyük ayı Phobos'un iki şaşırtıcı görüntüsünü yakaladı.
MRO'nun Dünya'ya geçtiği fotoğraflarda, Phobos'un üzerinde 9 km genişliğindeki dev krater en çok dikkati çeken özellik olarak görülürken, Kızıl Gezegen'in uydusunun yüzeyindeki bir dizi oyuk ve krater zincirinin bilim çevrelerine tartışma konusu olacağı sanılıyor.
GELECEKTEKİ SEYAHATLERE İNİŞ YERİ SEÇİYOR
Ağustos 2005'te uzaya gönderilen ve mart 2006'dan bu yana Mars çevresinde yörüngede bulunan, yüksek çözünürlüklü kameralara sahip MRO'nun asıl görevi, gelecekteki seyahatlere iniş yeri seçmek amacıyla Kızıl Gezegen'in yüzeyinin ayrıntılı haritasını çıkarmak. MRO, ayrıca Mars'ın hava durumunu, iklimini, jeolojik yapısını ve atmosferini inceleyecek.
Mars'ın ayı Phobos'ın üzerindeki tepecikler de Phobos'un kendisi kadar değişik görünüyor.
NASA Mars’ta suyun sıvı halde ve üstelik akar vaziyette bulunduğuna dair kanıtları açıkladı. Suyun açtığı kanallardan 10 yüzme havuzuna yakın su aktığı tahmin ediliyor.
NASA’nın Mars yörüngesindeki Mars Global Surveyor (MGS) aracının 2005’te çektiği fotoğraflar, Mars’ta kimi bölgelerde yaşama elverişli ortamların olabileceğini gösteriyor. MGS’nin çektiği fotoğraflarda akar vaziyetteki su kanalları belirlendi. Bilim insanları suyun yüzey altından kayaklandığını, kanalların debisinin tahminen 5 ila 10 yüzme havuzu kadar su taşıdığını tahmin ediyor. NASA uzmanları bulguları akarsu olarak yorumlarken, bazı bilim insanları da söz konusu kanalların sıvı karbondioksit olabileceğini de düşünüyor. Bu görüşü savunan uzmanlar, suyun yüzeyin altında bulunuyor olabileceğini, ancak bu olasılıkta dahi mikrobiyolojik yaşamın filizlenmiş olacağını vurguluyor.
Yörüngedeki Mars Global Surveyor uzay aracının görüntülediği kanalların jeolojik anlamda yeni oluştuğu belirlendi. Kanalların hızlı akan su, veya sıvı CO2, tarafından şekillendiği düşünülüyor, zira kanalların iç duvarlarının yüksek ve dik olması suyun hızla toprağı oyduğunun bir kanıtı sayılıyor. MGS’deki kamerayı yöneten uzmanlar söz konusu kanalların farklı açılardan binlerce fotoğrafını çekerek mevcut gözlemleri doğrulamaya çalışacak.
SU DERİNDEN GELİYOR Mas yüzeyine çıkan sıvı su, soğuk hava koşullarında kısa zamanda donuyor. Bilim insanlarının tahmini şöyle, ilk su yüzeye çıktığında donmuş olabilir, derinden gelen su donmuş kabuğun altından akmaya devam eder ve bu da kanalların derinleşmesine neden olur. Fotoğraflarda görülen o ki, kanallar bu senaryoyu doğrular nitelikte derin.
AKAR SU KANALLARI OYDU Akar halde suyun oyduğu düşünülen kanalların ilk fotoğrafları 1999-2001 arasında çekilmiş, bölge daha sonra 2004 ve 2005’te bir kez daha görüntülenmişti. Aradan geçen zamanda gözlem bölgelerinde yeni oyukların açıldığı belirlendi, bu suyun hala akar vaziyette olduğunun bir işareti. Her iki seferde de suyun akar halde bulunduğuna dair gözlemler birbirleriyle örtüşmüştü. Gözlemlerde dikkati çeken tortu tabakasının varlığı, suyun hızlı akmasına bağlanıyor, çünkü ancak hızlı akan su gerisinde çamur veya tuzdan oluşan bir tortu bırakabiliyor.
KISACA SU VAR, BELKİ YAŞAM DA Bazı bilim insanları ise, sıvı halde su yerine sıvı karbondioksidin kanalları açtığını düşünüyor, zira birçok bilgisayar modellemesine göre, sıvı halde su gezegen yüzeyinin ancak birkaç kilometre altında bulunabilir. Sıvı karbondioksit ise yüzeye daha yakın bölgelerde, sıcaklığın -107 santigrat derece olduğu noktalarda dahi bulunabiliyor. Suyun sıvı halde yüzeyin derinliklerinde bulunması dahi, en azından mikrobiyolojik yaşamın varlığına yetiyor.
NASA, şimdiye dek 240.000 fotoğraf çeken Mars Global Surveyor ile iletişimi Kasım ayında kaybetmiş, tüm çabalara karşın iletişim kurulamamıştı. NASA 1996’da gönderilen aracın yörüngede kaybolduğunu düşünüyor.
Kaynak: Araştırma Science dergisinde yayımlanmıştır
MSN'de yeni bir buluş. Artık ingilizce mesaj gönderdiğinizde karşılığı anında Türkçe geliyor. Üstelik kullanması bedava. İşte güzel haberin detayı...
MSN'de yeni bir buluş. Artık ingilizce mesaj gönderdiğinizde karşılığı anında Türkçe geliyor. Üstelik kullanması bedava
Resmi açıklamalara göre Türkiye Microsoft'un MSN hizmetinin en çok kullanıldığı 5. ülke. 12 milyona yakın abonesi bulunan hizmetin mesajlaşma yazılımının aboneleri için ilginç işlevlerden biri de ODTÜ Enformatik Enstitüsü'nden Süleyman Özarslan tarafından geliştirildi. Listenize (X harfi yerine 1 ile 5 arası bir rakam koyarak) msn_sozlukX@hotmail.com adresini eklediğinizde mesaj olarak yolladığınız İngilizce kelimelerin Türkçe karşılığı otomatik olarak geliyor. Denemesi de kullanması da bedava.
MSN Sözlük nedir? İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce sözlük hizmeti veren ücretsiz bir programdır. MSN Messenger kullanıcıları, bu hizmetten yararlanabilir.
MSN Sözlük nasıl kullanılır? MSN Sözlük'ü kullanabilmeniz için "ensozluk@hotmail.com" veya "ensozluk@beyaz.us" adresini, MSN arkadaş listenize eklemeniz gerekir. Bu işlemi yaptıktan yaklaşık 1 dakika sonra size asıl hizmet verecek olan Ensözlük adresinden "beni arkadaş listene ekle" diye bir mesaj gelecektir. Bu adresi, arkadaş listenize ekleyip MSN Sözlük'ü kullanmaya başlayabilirsiniz.
Size gönderilecek olan adres, "ensozluk1236@beyaz.us" gibi bir adres olacaktır ama numarası farklı olabilir.
Size hizmet verecek olan asıl Ensözlük adresini, arkadaş listenize ekledikten sonra offline/çevrimdışı gözüken diğer Ensözlük adresini, arkadaş listenizden siliniz. Sadece online/çevrimiçi olan Ensözlük adresini, listenizde bırakınız.
Kelimeleri nasıl soracağım? Türkçe veya İngilizce karşılığını öğrenmek istediğiniz kelimeyi, bir arkadaşınıza mesaj gönderiyormuş gibi Ensözlük'e yazınız. Eğer kelime Türkçe ise İngilizce karşılığı, eğer kelime İngilizce ise Türkçe karşılığı, size cevap olarak gönderilecektir.
Orffyreus'un kendi kendine dönen tekerleği, aradan geçen yüzyıllara rağmen gizemini koruyor. İnsanoğlunun 'bedava enerjiyi keşfetme' serüveni 1700'lü yıllara kadar iniyor
Son haftaların en çok tarşılan konusu, Erke adlı bir firmanın yüksek rütbeli emekli komutanlar ve yine yüksek mahkemelerde görev yapmış emekli yargı mensuplarının nezaretinde "Erke dönergeci" adıyla kamuoyuna duyurduğu 'buluş' oldu.
LEONARDO DA VİNCİ DE DENEMİŞTİ
"Benzin, elektrik, doğalgaz gibi herhangi bir kaynak kullanmadan enerji üreten makine" şeklinde tanımlanabilecek "Erke dönergeci" benzeri bir sistem, tarihin ilk çağlarından beri insanoğlunun en büyük hayallerinden biri. Ünlü ressam Leonardo da Vinci'nin de aralarında olduğu binlerce bilimadamı ya da meraklı, düzenekler kurup, 'bedava enerji' üretmeye çalıştı. Bu konuda en ciddi çalışmayı da bilim çevrelerinin 'Orffyreus' olarak bildiği Alman Johann Ernst Elias Bessler yaptı.
TEKERLEĞİ ODAYA HAPSETTİLER
1680 - 1745 yılları arasında yaşayan bu bilim meraklısı, 1712 yılında çapı 3.5 metre, kalınlığı 35 santimetre olan tahtadan bir tekerlek yapıp, bunu da ince bir eksen etrafına geçirip çalıştırdı. Orffyreus, harici enerjiye ihtiyaç olmadan döndüğü iddia edilen tekerleğin nasıl çalıştığını kimseye açıklamadı. Tekerlek, gözlemciler huzurunda denendi. Kendi kendine dönüyor ve hiç durmuyordu. Tekerleği bir odaya kapatıp kapısını mühürlediler. 54 gün sonra mührü bozup odaya girdiklerinde, tekerleğin aynı hızla döndüğü görüldü.
İnsanlara kızdı tekerleği parçaladı
Gazetelerde çıkan yazılar, insanların merakı, kıskançlığı, işin içinde hile aramaları ve daha birçok şey, Orffyreus'u kızdırdı. Orffyreus, yaptığı tekerleği kendi elleriyle parçaladı. Aylar sonra pişman olup yeni bir tekerlek daha yapmak için kolları sıvadı ama buna ömrü vefa etmedi.